Kuveyt Türk, Neova Sigorta’nın hisselerinin tamamını devraldı

Kuveyt Türk, yüzde 7’lik hisseyle ortağı olduğu Türkiye’nin ilk faizsiz sigortacılık (tekâfül) şirketi olan Neova Sigorta’nın yüzde 93’lük hissesini de devralarak şirketin yeni sahibi oldu. Sigortacılık sektörünün önemli bir oyuncusu olan Neova Sigorta, Kuveyt Türk’ün yüzde 100 iştiraki olarak büyümeye devam edecek.

Türkiye’de Faizsiz sigortacılık (tekâfül) esaslarına göre kurulan ilk şirket olan Neova Sigorta’nın ortaklık yapısı değişti. Neova Sigorta’da yüzde 7 hissesi bulunan Kuveyt Türk, ortaklarla varılan anlaşma sonucunda hisse devir sözleşmesi imzalayarak Neova Sigorta’nın yüzde 93’lük hissesini de devraldı. Faizsiz sigortacılık (tekâfül) sektöründe lider ve öncü konumda olan Neova Sigorta’nın hisselerinin tamamı yapılan anlaşmayla Kuveyt Türk’e geçmiş oldu. İlgili kamu kurumları nezdindeki izin süreçlerinin tamamlanmasının ardından 5 Mayıs 2020 tarihi itibarıyla pay devir işlemleri gerçekleşti.

14 bölge ve 2 bin 300 acente
Faizsiz sigortacılık (tekâfül) esaslarına göre 2009 yılında hayat dışı sigortacılık alanında kurulan Neova Sigorta, müşterilerine trafik sigortası, kasko, konut sigortası, DASK, ferdi kaza, seyahat gibi sigorta ürünleri sunuyor. Türkiye Sigorta Birliği verilerine göre, hayat dışı sigorta sektöründe yüzde 2,83 piyasa payıyla 11. sırada, faizsiz sigortacılık (tekâfül) sektöründe ise yüzde 50,72 piyasa payıyla ilk sırada yer alıyor. Neova Sigorta, 14 bölge müdürlüğü, 2 bin 300 acentesi ve 250’yi aşan çalışanıyla hayat dışı faizsiz sigortacılık alanında 11 yıldır lider ve öncü konumda bulunuyor. Neova Sigorta, müşterilerine yönelik yeni ürün ve hizmetleriyle hayat dışı faizsiz sigortacılık (tekâfül) sektöründeki öncü pozisyonunu sürdürmeye ve böylelikle ülke ekonomisine katkıda bulunmaya artan bir hızla devam etmeyi hedefliyor.

Faizsiz Sigortacılık (Tekâfül) nedir?
Türkiye’de faizsiz sigorta ismiyle anılan tekâfül, yardımlaşma usulüyle yapılan karşılıklı sigortadır. Faizsiz sigortacılık, değişik fertlerin birleşerek, içlerinden zarara maruz kalan katılımcıların zararının tazmin edilmesi üzerine yaptıkları bir yardımlaşmadır. Bu sistemde toplanan paralar yardımlaşma sandığı ya da risk fonu olarak adlandırılan prim havuzunda birikir ve katılımcılardan (poliçe sahipleri) hasara uğrayanların zararları bu havuzdan tazmin edilir. Mevzuat bakımından Tekâfül, katılımcıların kendileri ile diğer katılımcıların tazminat ödemelerine ilişkin taleplerinin karşılanmasını teminen oluşturulan risk fonuna katkıda bulundukları, söz konusu fonun sigortacılık faaliyeti yapmasına izin verilmiş bir sigorta şirketi tarafından katılım finans ilkelerine uygun olarak yönetildiği ve ortak risk paylaşımı ile dayanışma esaslarına dayanan sigorta türünü ifade etmektedir.

Kaynak: www.kuveytturk.com.tr

“Ticari ve Alternatif Sigorta Sistemleri” Çalıştayı Ankara’da Yapıldı


“Ticari ve Alternatif Sigorta Sistemleri ve Sigortayla İlgili Bazı Problemlerin Fıkhi Açıdan Değerlendirilmesi” başlıklı çalıştay Diyanet İşleri Başkanlığı – Din İşleri Yüksek Kurulu tarafından Ankara’da 11-12 Mart 2020’de gerçekleştirildi. Güncel iktisadi meselelerden olan sigortanın İslami perspektiften değerlendirildiği bu çalıştayda güncel Türkiye deneyimi ile ilgili bir tebliğ de KATSİDER Genel Sekreteri Sayın Dr. Yunus Emre Gurbuz tarafından sunulmuştur.

#diyanet #takaful #tekaful #katsider #islamisigorta #islamicfinance

Çankırı Üniversite’sinde İslami Sigortacılık Anlatıldı

Bankacılık ve Finans Bölümü ile Medya ve Girişimcilik Topluluğu`nun ortak düzenlediği Finansal Farkındalık Zirvesi: Sigorta Konferansı Uluyazı Kampüsü Rektörlük Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Çankırı Karatekin Ünivesitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Muhammed Nuri Öner açılış konuşmasında sigortacılığın önemine ve tarihçesine değinerek sigortacılığa ilişkin merak edilen konular hakkında bu tür konferanslarla öğrencilerin bilgilendirildiğini ifade etti.

Katılım Sigortacılığı Derneği Genel Sekreteri Dr. Yunus Emre Gürbüz programda “İslami Sigortacılık Sisteminin Dinamikleri ve İhtiyaç Gereksinimleri” hakkında konuşma gerçekleştirdi.

İslami sigortacılık ve konvansiyonel sigortacılık arasındaki farka ve İslami sigortacılığın Türkiye`deki son 5 yıl içindeki gelişim sürecinden ve şimdiki sektör payından bahseden Gürbüz “Katılım bankacılığının 30 yıllık geçmişine rağmen sektördeki payı %6`ya yakınken İslami Sigortacılığın payı son 10 yılda %5`e ulaştı” dedi. İslami Sigortacılığın mevzuatına da değinen Gürbüz “Konvansiyonel sigortacılıktan farkımız toplanan fonların faizli yatırım araçlarına aktarılmaması ve sistemin risk transferine değil risk paylaşımına dayanmasıdır” şeklinde konuştu.

Dünya Helal Zirvesinde, İslamî Finans konuşuldu

5 inci Dünya Helal Zirvesi’nde; Dünya’nın farklı ülkelerinden katılımcılar “İslam Ekonomisi: Yeni Trendler ve İslami Finans” oturumunda tebliğlerini sundular. Tekaful konusunun da ele alındığı 3 üncü oturumda Katsider’in (Katılım Sigortacılığı Derneği) Genel Sekreteri Dr. Yunus Emre GÜRBÜZ teavün/muavenet/yardımlaşma ekseninde zekat ve faiz hususları üzerine bir konuşma yaparken, Sebahattin Zaim Üniversitesi’nden Dr. Mohamed Cherıf EL AMRI tekafülün mevcut durumu konusunda bir tebliği oldu. Aynı oturumda blockchain gibi yeni teknolojilerin İslami finansa etkisi de ele alındı.
Detaylı bilgilere bu sayfadan erişebilirsiniz.

İslami Finansa bir destek de İstanbul Şehir Üniversitesi’nden

Her geçen gün biraz daha önemi artıran ve birçok üniversite tarafından ders olarak okutulmaya başlanan İslami finansa son destek İstanbul Şehir Üniversitesi’nden geldi. 2019-2020 Eğitim ve Öğretim yılında ülkemizdeki İslami finans sisteminin en önemli ayrılmaz parçalarından olan ve dünyada yaygın olarak tekafül adı ile bilinen “Katılım Sigortacılığı” dersi lisans ve yüksek lisans olarak müstakil bir başlık altında müfredata eklendi. Öğrencileri ile sigorta alanında çalışan yetkin kurum ve kişilere lisans ve yüksek lisans düzeyinde İslam ekonomisi ve sigorta kapsamında gerekli akademik bilgiyi kazandırmak amacıyla açılan ders, İşletme ve Yönetim Bilimleri Fakültesi bünyesinde eğitim vermeye devam edecek.

Dersin amacının ise katılım sigortacılığının bilinirliğini sağlamanın yanında ‘’İslam Hukukunun finans ve sigortaya taalluk eden hükümleri hakkında bilgiler vererek, sigortacılık uygulamasını İslami prensipler çerçevesinde muhakeme edebilme yetisi kazandırmak ve hâlihazırdaki uygulamalar hakkında fikir sahibi olunmasını sağlamayı hedeflendiği” belirtildi.

Öğrencilerin ilgi göstererek seçtiği bu gibi İslami Finansın gelişmesine, farkındalığın oluşmasına katkı ve destek sağlayacak akademik derslerin diğer üniversitelerimizde de yaygınlaşmasını umut ediyoruz.

Dersler Katılım Sigortacılığı Derneği Genel Sekreteri Dr. Yunus Emre Gürbüz tarafından verilmektedir.

“Yaşayan ve Gelişen Katılım Bankacılığı” Kitabı yayınlandı!

Türkiye’de katılım bankacılığının anlatılması, gelişmesi ve tabana yayılması konusunda faaliyette bulunan Türkiye Katılım Bankaları Birliği, “Yaşayan ve Gelişen Katılım Bankacılığı” kitabını literatüre kazandırdı.

Teori ve pratiği bir araya getiren alanında uzman 32 akademisyen ve uygulamacıdan oluşan yazar kadrosuyla hazırlanan kitap toplamda 14 bölümden oluşmaktadır.  Prof. Dr. Hasan Hacak ve Dr. Yunus Emre Gürbüz imzasını taşıyan 11. bölümde ise ” İSLAMİ FİNANSTA SİGORTA VE KATILIM SİGORTASI (TEKAFÜL)” konusu ele alınmaktadır. “Tekâfül” kavramının Türkiye ve dünyadaki uygulamalarından bahsedilmektedir.

 

 

 

 

 

Kitabın Bu bölümünde aşağıdaki konular ele alınmaktadır. 
1. Sigorta Kavramı, Sigortanın Çeşitleri ve Tarihi Gelişimi
2. İslam Kültüründe Risk Paylaşımı İle İlgili Klasik Bazı Kurumlar
3. Sigortanın İslam Dünyasındaki Gelişimi ve Fıkhi Tartışmaların Başlaması
4. Sigortanın Hükmü İle İlgili Çağdaş Fıkhi Tartışmaların Değerlendirilmesi
5. Katılım Sigortacılığının (Tekâfül) Yapısı ve Özellikleri

Kitaba buradan erişebilirsiniz.

“Katılım bankaları, yüksek komisyon veren sigorta şirketleri ile çalışıyor”

(Katılım Gündemi adresinden alıntılanmıştır.)

Hürriyet Gazetesi’nden Noyan Doğan, geçtiğimiz günlerde Türkiye Sigortalar Birliği tarafından düzenlenen sektörel toplantı sonrası gözlemlerini bugünkü köşe yazısına taşıdı. Konya’daki sanayicilerin yanı sıra halkla da görüştüğünü ifade eden Noyan, katılım bankacılığından neredeyse kimsenin haberi olmadığını belirtti. Toplantı esnasında katılım sigortacılığı temsilcileri ile de görüşme fırsatı bulan Noyan, katılım sigortacılığı temsilcilerinin katılım bankalarına yönelik serzenişlerine de satırlarında yer verdi. Katılım sigortacılığı temsilcilerinin faiz hassasiyeti nedeniyle katılım sigortacılığını tercih eden müşterilerinin poliçe bedellerini faiz hassasiyeti nedeniyle çoğunlukla katılım bankalarında değerlendirdiklerini ancak katılım bankalarının yüksek komisyon getirisine göre hareket edip katılım sigortacılığına pozitif ayrımcılık yapmadıklarından dem vurduklarını ifade etti.

Bugünkü yazısında sektöre ilişkin rakamlar da veren Doğan, katılım sigortacılığının da katılım bankacılığı gibi mevcut sigorta sektörünün %4’lük dilimini oluşturduğunu ifade ederek şu satırları kaleme aldı:

“1.6 milyon kişi faizsiz esaslara uygun poliçe yaptırmış. Bunların içinde KOBİ de var, vatandaş da. Toplam poliçenin neredeyse yarıya yakını ise trafik ve kasko sigortasından oluşuyor. Faizsiz sigortaları seçen yine vatandaş olmuş, beklentinin aksine KOBİ’lerin oranı çok düşük. Toplam sigorta pazarının içinde faizsiz sigortacılığın payı ise yüzde 4’ler civarında ki, bu rakam katılım bankacılığı ile benzerlik gösteriyor. Katılım bankacılığının toplam finans pazarı içindeki payı da yüzde 5’ler civarında.

KATILIM SİGORTACILIĞINI KATILIM BANKALARI YAYGINLAŞTIRABİLİR!

Katılım sigortacılığını katılım bankalarının yaygınlaştırabileceğini ifade eden Doğan, Konya’da yüzyüze görüştüğü kişilerin çoğunun kendilerine katılım sigortacılığından bahsetmediğini ifade ederek şunları belirtti:

“Sigorta şirketleri poliçe satarak, topladıkları primleri yasa gereği faizsiz enstrümanlarda değerlendiriyor. Hal böyle olunca da tüm yatırımlar ağırlıklı olarak katılım bankalarında değerleniyor. Daha açık bir anlatımla katılım sigortacıları, sadece katılım bankaları ile çalışıyor. Olması gereken de bu.

Ancak katılım bankalarında durum biraz farklı. Bazı bankalar hem katılım sigorta şirketleri hem de diğer şirketlerle de çalışıyor. Nedenini sordum: “Kim daha fazla komisyon veriyorsa onun poliçesini satıyorlar” cevabını aldım. Hatta katılım sigorta şirketi yöneticileri, bu duruma, “Biz yüksek faiz almak için diğer bankalara gitmiyorsak, katılım bankaları da yüksek sigorta komisyonu için diğer sigorta şirketlerine gitmemeli” diyerek tepki gösteriyor. Anladım ki, katılım sigorta şirketleri ile katılım bankaları arasındaki ilişkide bir gariplik var. “

Uzun yıllar sigortanın caiz olup olmadığının tartışıldığını belirten Doğan, geldiğimiz noktada katılım sigortacılığı penceresinin açılıp icazet sorunun ortadan kalktığını ve sektör paydaşlarının bu konuya önem vermelerinin gerektiğinin altını çizdi.

Doğan’ın yazısını okumak için:
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/noyan-dogan/1-6-milyon-kisi-faizsiz-sisteme-katildi-41260042