Mütüel ve Tekâfül Sigortaları Konferansı’nın Ardından…

“Değişen Dünyada Kooperatif Sigortacılığı ve Tekafül” konferansı 12-13 Kasım 2012 tarihlerinde gerçekleştirildi. Alanında uzman birçok misafirin ağırlandığı konferansta birbirinden önemli mevzular masaya yatırıldı. İlgi alanımız olan Tekâfül sigortacılığıyla ilgili Hazine Müsteşarlığı yetkililerince ülkemizde bu sistemin halihazırda Neova Sigorta tarafından uygulandığına dair resmi ağızdan da teyit alındı. İnşallah bunun gibi konferanslar sayesinde memleketimizde tekâfülle ilgili farkındalık oluşturulabilir. Bizler de tekaful.net olarak bu konferansa ön ayak olan SEGEM ve Dünya Bankası’na teşekkür ediyoruz.

“Değişen Dünyada Kooperatif Sigortacılığı ve Tekafül” isimli konferans İstanbul’da yapılacak

Ülkemizde sigortacılığın geliştirilmesi, yaygınlaştırılması ve tanıtımı için harcanan çabaların özellikle son yıllarda büyük ölçüde arttığı görülmektedir. Bununla birlikte, bazı  hassasiyetler geleneksel sigorta ürünlerine erişimi olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Sigortanın daha geniş kitlelere ulaştırılmasının sağlanması amacıyla dünya genelinde farklı sigorta model ve ürünlerinin geliştirildiği görülmektedir.

Bu çerçevede, mütüel sigortacılık ve diğer karma sigorta modellerini incelemek, tekafül yapılarının uygulanmasına ilişkin işlevsel çözümler getirmek, bu alanlardaki iyi uygulama örneklerini paylaşmak ve tekafülün mikro sigorta piyasalarında uygulanabilirliğini ele almak amacıyla 12-13 Kasım 2012 tarihlerinde Sigortacılık Eğitim Merkezi (SEGEM) ve Dünya Bankası işbirliği ile İstanbul Ceylan Intercontinental Otel’de “Değişen Dünyada Mütüel Sigortacılık ve Tekafül” konulu uluslararası bir konferans düzenlenmektedir.

Konferans, yerli ve yabancı sigortacıları, düzenleme ve denetleme kurumu temsilcilerini, akademisyenleri ve ilgili kurum temsilcilerini biraraya getirecektir. Konferansta ayrıca Dünya Bankası tarafından hazırlanan “Mütüel Sigortacılık ve Tekafül: Risk Yönetimine Alternatif Yaklaşımlar” başlıklı kitabın tanıtımı da gerçekleştirilecektir. Konferans programı aşağıdaki linkte yer almakta olup konferansa ilişkin bilgilere

http://www.segem.org.tr

ve

http://go.worldbank.org/KLXGXPZ360 adresleri üzerinden erişim sağlamak mümkündür.

Kaynak

Prim üretimi 12,9 milyar TL’ye ulaştı

Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği’nin (TSRŞB) verilerine göre, Türkiye’de faaliyet gösteren sigorta şirketlerinin prim üretimi, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 12,3 oranında artarak 12 milyar 920,4 milyon TL oldu.

Üretilen primin 11.1 milyar lirası hayat dışı sigortalardan, 1,81 milyar lirası ise hayat sigortalarından elde edildi. Böylece hayat dışı sigortada yüzde 16.58 artış olurken, hayat sigortasında yüzde 5.12 düşüş yaşandı. Söz konusu dönemde Axa yüzde 11.81 pazar payı ile ilk sıradaki yerini korurken, Anadolu Sigorta yüzde 11.59, Aksigorta yüzde 7.05 payla izledi.

İlk 10 şirketin toplam sigorta prim üretiminde payı yüzde 63.35 oldu. Geçen yıl aynı dönemde bu oran yüzde 61.11 olarak gerçekleşmişti.

Sukuk İhracının Yarıdan Fazlası Ortadoğu’ya

Hazine Müsteşarlığı ilk sukuk ihracında 1.5 milyar dolar borçlanırken, kira oranı yüzde 2.803(MS + 185 bp) oldu.

Hazine tarafından dün geç saatlerde yapılan açıklamada ihraç tutarının 26 Eylül’de Hazine hesaplarına gireceği ifade edildi.

Açıklama ihraca 250 yatırımcıdan ihraç tutarının beş katına yakın talep geldiği belirtildi.

Sukukun yüzde 58’i Ortadoğu, yüzde 13’ü Avrupa, yüzde 12’si Asya, yüzde 9’u Türkiye ve yüzde 8’i ABD’deki yatırımcılara satıldı.

Hazine açıklamasında sukuk ihraçlarına yıllık finansman programının bir parçası olarak gelecek yıllarda devam etmeyi planladığını da belirtti.

Kaynak

GES kâbusu bitti Sukuk ihtiyacı arttı

Gelire Endeksli Senetler’in faiz içerdiğine yönelik tartışmalar yaşanırken, emeklilik şirketleriyle birlikte faizsiz enstrüman ihtiyacı artan katılım bankaları, Hazine’nin kira sertifikaları (Sukuk) ihracını dört gözle bekliyor. Gelire Endeksli Senetler’le (GES) ilgili olarak İlahiyat Profösörü ve Yeni Şafak Gazetesi yazarı Hayrettin Karaman’nın geçen günlerde “GES’lerin devlet tahvilinden farksız olduğu ve faiz içerdiği”ne yönelik yazısından sonra başlayan tartışma Bireysel Emeklilik Sistemi’nde (BES) içinde GES olan emeklilik fonlarına da olumsuz yansıdı. Faize duyarlı kesim arasında bazı katılımcılar, katılım bankalarıyla işbirliğiyle kurulmuş ve GES içeren fonlardan çıkmak için şirketlerin kapısını çaldı. Portföylerine koyabilmek için faizsiz enstrüman ihtiyacı artan katılım bankaları yanında emeklilik şirketleri de Hazine’nin kira sertifikası (Sukuk) ihracını dört gözle bekliyor.

Şirketlerin elleri bağlı
GES kâbusunu atlatan emeklilik şirketleri, faize duyarlı kesime yeni alternatif ürünler sunma konusunda kolları sıvadı. Geçen ay itibariyle faaliyetlerine başlayan Türkiye’nin ilk faizsiz emeklilik şirketi Asya Emeklilik’in kurduğu 4 emeklilik yatırım fonunun içeriği de Sukuk ve benzeri faizsiz enstrümanlar, katılım endeksi kriterlerine uygun hisse senetleri, katılım hesapları ve altın fonlarından oluşuyor. Vakıf Emeklilik de içinde GES ve faiz getirili bir enstrüman barındırmayan “Yeni Nesil Faizsiz Emeklilik Fonu”nu piyasaya sundu. Ancak, emeklilik şirketlerinin katılımcılara yeni ürünler sunma konusunda ellerinin bağlı olduğuna dikkat çekmek gerekiyor. Çünkü şirketler henüz mevzuat değişikliği gerçekleşmediği için kira sertifikası, altın, kıymetli madenler vb. varlıklara yatırım yapamıyor. Katılım bankalarıyla yapılan görüşmeler sonucunda, söz konusu bankaların da Hazine’nin kira sertifikası ihraç edene kadar şu anda emeklilik fonlarının içinde GES’lerin makul düzeyde kullanılmasında bir sakınca görmediği kaydediliyor.

İlgili mevzuat bekleniyor
Hazine’nin ilgili mevzuatın yayımlanmasının ardından bu yıl kira sertifikalarını ihraç etmesi bekleniyor. Nitekim, geçen günlerde düzenlediği basın toplantısında kira sertifikalarının bir yatırım aracı ve hızlı büyüyen bir piyasa olduğunu belirterek, Türkiye’nin de bu piyasada yer alması gerektiğini düşündüklerini söyleyen Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, ihracın sinyallerini verdi. Kira sertifikası, Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) ilgili tebliği uyarınca şimdilik özel sektör şirketlerince ihraç edilebiliyor. Kira sertifikaları, özel sektör şirketlerinin (kaynak kuruluş) bir “Varlık Kiralama Şirketi” (VKŞ) aracılığı ve devret-kirala-devral yöntemiyle, mülkiyetlerindeki veya kiralamak suretiyle devralacakları varlıkları kullanarak finansman sağlamalarına imkân veriyor. Sistem temel olarak, kaynak kuruluşun VKŞ’ye devrettiği varlıkları daha sonra geri kiralaması suretiyle fon temin etmesi üzerine dayalı. VKŞ ilk etapta devraldığı bu varlıkların finansmanını ihraç edeceği kira sertifikası ile karşılıyor, söz konusu sertifikaların dönemsel ödemelerini ise kaynak kuruluştan gelen dönemsel kira gelirleri ile gerçekleştiriyor. Vade sonunda ise kaynak kuruluşa geri devredilen söz konusu varlıklardan elde edilen gelir, kira sertifikası sahiplerine payları oranında dağıtılarak, kira sertifikasının itfası gerçekleşiyor. Bugüne kadar Kuveyt Türk 2 defa kira sertifikası ihracı gerçekleştirirken, Hazine’nin ihraç edeceği kira sertifikalarında ise nasıl bir mekanizmanın işleyeceği ise henüz netlik kazanmadı.

Getiri garantisi sorun oldu
GES’lerle ilgili olarak faizsiz bir enstrüman olmadığına yönelik değerlendirmenin ise Hazine’nin minimum getiri garantisi vermesi ile ilgili olduğu kaydediliyor. Hazine’nin bu menkul değeri ihraç ederken yatırımcıya getirisinin belli bir seviyenin (% 3,5-4) altına düşmeyeceğine yönelik bir garanti vermesinin kâr-zarar ortaklığını kaldırdığı görüşü ileri sürülüyor. Emeklilik fonları içindeki GES’lerin toplam büyüklüğü ise yaklaşık 65 milyon TL düzeyinde bulunuyor.

Alp SÜER / SİGORTALI

Faiz fetvası bankaları harekete geçirdi!

İlahiyat profesörü Hayreddin Karaman hocanın GES’lerle ilgili kaleme aldığı aşağıdaki makalesi katılım bankalarını harekete geçirdi.

Devletin borç senetleri

Bugünlerde Ziraat Bankası’nın bono, Hazine’nin de gelire endeksli senet (GES) ihraç edeceğine dair haberler okuyoruz.

Laik bir ülkede faiz yemekte sakınca görmeyen kimselerin bulunması tabiidir ve bunlara karşı yapacağımız, diyeceğimiz bir şey yoktur.

Faizin haram olduğuna inanan ve faiz yemekten uzak durmak isteyen kimseler için bazı açıklamalar yapmak gerekiyor.

Devlet vatandaşından borç para alır, buna karşı üzerinde faizi veya başka bir şekilde getirisi yazılı senet verirse “faizli borç” almış olur. Verdiği getiri faizdir ve fertlerin birbirinden alıp verdiği faize nispetle manevi-dinî sorumluluğu daha ağırdır. Bir kişiden faiz alanın yediği haramı ve kul hakkını telafi etmesi mümkündür; günahına tevbe eder, aldığı faizi de sahibine iade eder. Devletten faiz alan kimse ise, devlete vergi ödeyen milyonların hakkını yemiş olur.

Bankaların ve şirketlerin ihraç ettikleri tahviller ve bonolar faizli borç senetleridir. Bunları satın alanlar, üzerlerinde yazılı olan faiz oranlarında faiz gelirini alıp yemektedirler ki, İslam’a göre bu işlem ve bu gelir haramdır.

Hazine’nin çıkardığı gelire endeksli senet (GES)ler de bir iki yıl önce çıkarılanın devamı olsa gerektir.

GES’ler ilk çıkarıldığında “endekslendikleri gelir kaynakları” helal gelirlerin kaynakları olduğunu ve devletin bu kaynaklardaki hakkını senet mukabilinde satın alana devrettiğini göz önüne alarak (böyle olması gerektiğini, buna çevrilmesi lazım geldiğini söyleyerek) müspet karşılamıştık. Bu gelir kaynakları şunlardı: T.Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO), Devlet Malzeme Ofisi (DMO), Devlet Hava Meydanları İşletmeleri (DHMİ) ve Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü’nden (KIYEM). Bunlardan bütçe’ye aktarılan hasılat payları, mali bir hakkın devri yoluyla “senet alanlara” devredilmiş olacaktı. Özel görüşmelerde bazı ilgililere “Bu senetlerin “gelire endeksli senet (GES)” değil, “gelir ortaklığı senedi (GOS)” olması gerektiğini, maksat bu ise adının da böyle olması gerektiğini, ayrıca bu senetlerin “devletin borçlanma enstrümanlarını çeşitlendirme” amacı ile ve borçlanma mahiyetinde olmaması, devletin hakkı olan bazı helal gelirlerin “senet mukabilinde bedeli ile geçici devri” mahiyetinde olması gerektiğini ısrarla söylemiştim.

Medyaya düşen haberlerden, eski şekilde (gelire endeksli olduğu için faizli borçlanma olarak) devam edeceğini üzülerek öğrendim.

Gelire endeksli senet (GES) olduğu sürece bu senetler de “devlet tahvili gibidir. Gelir ortaklığı senedi (GOS) haline gelmedikçe bunların geliri de faizdir.

Kaynak

Ülkemizin ilk Tekâfül şirketi

Ülkemizde faaliyete başlayan ilk ve tek Tekâfül şirketi olan Neova Sigorta ile ilgili çıkan İngilizce bir yazı.

Insurance company aims at conservatives in Turkey

Neova Insurance, a joint venture by five companies, aims at atracting customers who are cool towards insurance because of the their religious concerns, said the chief executive officer Tuesday at a press meeting in Istanbul.

Neova Insurance succeeded to realize premium generation of 44 million Turkish Liras by the end of September.

Özgür B. Koç, the CEO of the company said Neova aims to reach people living in Anatolian cities through different applications developed with concept of “Insurance of the Future.”

Starting its works in last year, Neova has taken its place in the market as the 24th among 33 companies displaying activity in the sector except life insurance with premium generation reaching at TL 44 million before completing one year, he said.

The company’s strategy is established to keep current customer in the system, to be proactive, to share profits and add new customers to the system so on, Koç told the Hürriyet Daily News & Economic Review.

“There is no any other insurance company which shares its profit with the customers,” he said
There are many peeople in Turkey who remain “frosty” to insurance companies “due to their religious concerns,” he added.

“We would like to attract these people to our company.”

Since traditional islamic rules do not permit interest bearing bonds, the company offers share from the direct profits.

“We will first start offering traffic insurance which is compulsory in Turkey and proceed with the other insurance packages,” he said.

Target of Neova Sigorta founder partners of which consist of various affiliates of Kuwait Finance House, or KFH that is shown as the most important finance organization in its region with equity capital about 6 billion dollars and principal partner of which is Turkapital is to become one of important actors of the market.

Koç said considering decreasing direct foreign capital entrance due to effect of global financial crisis, 53 percent of shares of Neova Sigorta belongs to Turkapital, 35% to First Takaful, 7 percent to Kuveyt Türk, 5 percent to Al-Muthanna Investment and 0,001 percent to Autoland.

Turkey to become a hub 

Stating that they wanted to be an important Turkey based brand within five years, Board Chairman of Neova Insurance, Fawaz Al-Issa said that their following step was to expand to the region countries, primarily to Turkish Republics where principal partner of the company, Turkapital Holding had investments, talking to Daily News.

Stating their trust in Turkey by indicating direct investments made by KFH Group and Turkapital Holding in the country in last years, Al-Issa said, “we have one branch in Azerbaijan and another one in Tataristan in Russia. He said that “in maxiumum three years, we will expand more in these two regions with all our operations through Neova.”

Stating that they entered the sector in a difficult period due to effects of global crisis, Koç said that the sector started to remove effects of crisis in production but 2010 was the most profitless year of the recent history by results. He said, “We think that this has three main reasons such as the serious decrease in financial profits, the increase in remunerations.”

At the moment, Neova Sigorta reaches to its customers through 260 agencies affiliated to five regional directorates in distribution channel primarily in Ankara, Adana, Antalya, İzmir and Samsun through Kuveyt Türk and Albaraka Türk.

Kaynak