GES kâbusu bitti Sukuk ihtiyacı arttı

Gelire Endeksli Senetler’in faiz içerdiğine yönelik tartışmalar yaşanırken, emeklilik şirketleriyle birlikte faizsiz enstrüman ihtiyacı artan katılım bankaları, Hazine’nin kira sertifikaları (Sukuk) ihracını dört gözle bekliyor. Gelire Endeksli Senetler’le (GES) ilgili olarak İlahiyat Profösörü ve Yeni Şafak Gazetesi yazarı Hayrettin Karaman’nın geçen günlerde “GES’lerin devlet tahvilinden farksız olduğu ve faiz içerdiği”ne yönelik yazısından sonra başlayan tartışma Bireysel Emeklilik Sistemi’nde (BES) içinde GES olan emeklilik fonlarına da olumsuz yansıdı. Faize duyarlı kesim arasında bazı katılımcılar, katılım bankalarıyla işbirliğiyle kurulmuş ve GES içeren fonlardan çıkmak için şirketlerin kapısını çaldı. Portföylerine koyabilmek için faizsiz enstrüman ihtiyacı artan katılım bankaları yanında emeklilik şirketleri de Hazine’nin kira sertifikası (Sukuk) ihracını dört gözle bekliyor.

Şirketlerin elleri bağlı
GES kâbusunu atlatan emeklilik şirketleri, faize duyarlı kesime yeni alternatif ürünler sunma konusunda kolları sıvadı. Geçen ay itibariyle faaliyetlerine başlayan Türkiye’nin ilk faizsiz emeklilik şirketi Asya Emeklilik’in kurduğu 4 emeklilik yatırım fonunun içeriği de Sukuk ve benzeri faizsiz enstrümanlar, katılım endeksi kriterlerine uygun hisse senetleri, katılım hesapları ve altın fonlarından oluşuyor. Vakıf Emeklilik de içinde GES ve faiz getirili bir enstrüman barındırmayan “Yeni Nesil Faizsiz Emeklilik Fonu”nu piyasaya sundu. Ancak, emeklilik şirketlerinin katılımcılara yeni ürünler sunma konusunda ellerinin bağlı olduğuna dikkat çekmek gerekiyor. Çünkü şirketler henüz mevzuat değişikliği gerçekleşmediği için kira sertifikası, altın, kıymetli madenler vb. varlıklara yatırım yapamıyor. Katılım bankalarıyla yapılan görüşmeler sonucunda, söz konusu bankaların da Hazine’nin kira sertifikası ihraç edene kadar şu anda emeklilik fonlarının içinde GES’lerin makul düzeyde kullanılmasında bir sakınca görmediği kaydediliyor.

İlgili mevzuat bekleniyor
Hazine’nin ilgili mevzuatın yayımlanmasının ardından bu yıl kira sertifikalarını ihraç etmesi bekleniyor. Nitekim, geçen günlerde düzenlediği basın toplantısında kira sertifikalarının bir yatırım aracı ve hızlı büyüyen bir piyasa olduğunu belirterek, Türkiye’nin de bu piyasada yer alması gerektiğini düşündüklerini söyleyen Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, ihracın sinyallerini verdi. Kira sertifikası, Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) ilgili tebliği uyarınca şimdilik özel sektör şirketlerince ihraç edilebiliyor. Kira sertifikaları, özel sektör şirketlerinin (kaynak kuruluş) bir “Varlık Kiralama Şirketi” (VKŞ) aracılığı ve devret-kirala-devral yöntemiyle, mülkiyetlerindeki veya kiralamak suretiyle devralacakları varlıkları kullanarak finansman sağlamalarına imkân veriyor. Sistem temel olarak, kaynak kuruluşun VKŞ’ye devrettiği varlıkları daha sonra geri kiralaması suretiyle fon temin etmesi üzerine dayalı. VKŞ ilk etapta devraldığı bu varlıkların finansmanını ihraç edeceği kira sertifikası ile karşılıyor, söz konusu sertifikaların dönemsel ödemelerini ise kaynak kuruluştan gelen dönemsel kira gelirleri ile gerçekleştiriyor. Vade sonunda ise kaynak kuruluşa geri devredilen söz konusu varlıklardan elde edilen gelir, kira sertifikası sahiplerine payları oranında dağıtılarak, kira sertifikasının itfası gerçekleşiyor. Bugüne kadar Kuveyt Türk 2 defa kira sertifikası ihracı gerçekleştirirken, Hazine’nin ihraç edeceği kira sertifikalarında ise nasıl bir mekanizmanın işleyeceği ise henüz netlik kazanmadı.

Getiri garantisi sorun oldu
GES’lerle ilgili olarak faizsiz bir enstrüman olmadığına yönelik değerlendirmenin ise Hazine’nin minimum getiri garantisi vermesi ile ilgili olduğu kaydediliyor. Hazine’nin bu menkul değeri ihraç ederken yatırımcıya getirisinin belli bir seviyenin (% 3,5-4) altına düşmeyeceğine yönelik bir garanti vermesinin kâr-zarar ortaklığını kaldırdığı görüşü ileri sürülüyor. Emeklilik fonları içindeki GES’lerin toplam büyüklüğü ise yaklaşık 65 milyon TL düzeyinde bulunuyor.

Alp SÜER / SİGORTALI

Faiz fetvası bankaları harekete geçirdi!

İlahiyat profesörü Hayreddin Karaman hocanın GES’lerle ilgili kaleme aldığı aşağıdaki makalesi katılım bankalarını harekete geçirdi.

Devletin borç senetleri

Bugünlerde Ziraat Bankası’nın bono, Hazine’nin de gelire endeksli senet (GES) ihraç edeceğine dair haberler okuyoruz.

Laik bir ülkede faiz yemekte sakınca görmeyen kimselerin bulunması tabiidir ve bunlara karşı yapacağımız, diyeceğimiz bir şey yoktur.

Faizin haram olduğuna inanan ve faiz yemekten uzak durmak isteyen kimseler için bazı açıklamalar yapmak gerekiyor.

Devlet vatandaşından borç para alır, buna karşı üzerinde faizi veya başka bir şekilde getirisi yazılı senet verirse “faizli borç” almış olur. Verdiği getiri faizdir ve fertlerin birbirinden alıp verdiği faize nispetle manevi-dinî sorumluluğu daha ağırdır. Bir kişiden faiz alanın yediği haramı ve kul hakkını telafi etmesi mümkündür; günahına tevbe eder, aldığı faizi de sahibine iade eder. Devletten faiz alan kimse ise, devlete vergi ödeyen milyonların hakkını yemiş olur.

Bankaların ve şirketlerin ihraç ettikleri tahviller ve bonolar faizli borç senetleridir. Bunları satın alanlar, üzerlerinde yazılı olan faiz oranlarında faiz gelirini alıp yemektedirler ki, İslam’a göre bu işlem ve bu gelir haramdır.

Hazine’nin çıkardığı gelire endeksli senet (GES)ler de bir iki yıl önce çıkarılanın devamı olsa gerektir.

GES’ler ilk çıkarıldığında “endekslendikleri gelir kaynakları” helal gelirlerin kaynakları olduğunu ve devletin bu kaynaklardaki hakkını senet mukabilinde satın alana devrettiğini göz önüne alarak (böyle olması gerektiğini, buna çevrilmesi lazım geldiğini söyleyerek) müspet karşılamıştık. Bu gelir kaynakları şunlardı: T.Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO), Devlet Malzeme Ofisi (DMO), Devlet Hava Meydanları İşletmeleri (DHMİ) ve Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü’nden (KIYEM). Bunlardan bütçe’ye aktarılan hasılat payları, mali bir hakkın devri yoluyla “senet alanlara” devredilmiş olacaktı. Özel görüşmelerde bazı ilgililere “Bu senetlerin “gelire endeksli senet (GES)” değil, “gelir ortaklığı senedi (GOS)” olması gerektiğini, maksat bu ise adının da böyle olması gerektiğini, ayrıca bu senetlerin “devletin borçlanma enstrümanlarını çeşitlendirme” amacı ile ve borçlanma mahiyetinde olmaması, devletin hakkı olan bazı helal gelirlerin “senet mukabilinde bedeli ile geçici devri” mahiyetinde olması gerektiğini ısrarla söylemiştim.

Medyaya düşen haberlerden, eski şekilde (gelire endeksli olduğu için faizli borçlanma olarak) devam edeceğini üzülerek öğrendim.

Gelire endeksli senet (GES) olduğu sürece bu senetler de “devlet tahvili gibidir. Gelir ortaklığı senedi (GOS) haline gelmedikçe bunların geliri de faizdir.

Kaynak

Sigorta hakkında Diyanet İşleri Başkanlığı’na ait görüş

Sakıncalardan arındırılmış sigorta sistemi oluşturuluncaya kadar müslümanların, mevcut ücretli sigorta şirketlerine risk taşıyan değerlerini sigorta ettirmeleri, yani sigortacı değil sigortalı olmaları, sigortacının câiz olmayan tasarruflarına katılmayı içermediği ve zaruret de bulunduğu için câiz olmalıdır.

Sigorta hakkında Mehmet Talu’ya ait görüş

Sonuç olarak içeriğinde aldatma, cehalet ve belirsizlik gibi İslami hükümlere ters düşen unsurlar ihtiva etmesi nedeniyle ticari sigortalar caiz görülmemiştir. Bireysel emeklilik, hayat sigortası ve kasko buna örnek verilebilir.

Sigorta hakkında Prof. Dr. Hayreddin Karaman’a ait görüş

Bu sebeple -yani İslam’a uygun olan sigorta kurumu bulunmadığı için- ve müslümanların da araba, ev, dükkan, mal, sağlık gibi değerlerini hasar ve zarara karşı yardımlaşarak korumaya (zarar gördüğünde yerine koymaya, yaptırmaya, tedavi, ettirmeye…) ihtiyaçlar olduğu için, mevcut sigorta şirketlerine bunları sigorta ettirmeleri -fıkıhta zaruret sayılan bu ihtiyaç sebebiyle- caizdir.

Guiding Principles On Governance For Takaful (Islamic Insurance) Undertakings

Finansal hizmetler sektörünün sağlamlığını ve istikrarını destekleyen ve geliştiren uluslararası bir standart belirleme müessesesi olan İslami Finansal Hizmetler Kurulu (The Islamic Financial Services) tarafından yayımlanan Takaful Governance Standards (Tekâfül Şirketlerinin İdaresi Hakkında Rehber İlkeler) dosyasına başlığa tıklayarak ulaşabilirsiniz.

 

An Analysis of Islamic Takaful Insurance – A Cooperative Insurance Mechanism

ABD Kuzey Karolayna Üniversitesi Ekonomi ve Finans Okulu’nda görev yapan Prof Dr. Ramin Cooper Maysami ve ABD St John Üniversitesi Sigorta ve Aktüeryal Bilimler bölümünde görev yapan Prof. Dr. W. Jean Kwon tarafından kaleme alınan makaleyi İngilizce olarak başlığa tıklayarak okuyabilirsiniz.